10 Mayıs 2012 Perşembe

Abdülhak Hamit Tarhan-Şair-i Azam



Şairi-i Azam
Mevki Viyana
Bir darbe-i ma'kus ile düşmüş o yana
Hep tersine dönmüştür onun giydiği şeyler
Hem bid-defaat!
Onlarla yatıp kalkar imiş kendisi söyler
Vaktiyle bütün Pul'da yapılmışsa da heyhat!
Cümlesi solmuş.
Vaktiyle siyah, şimdi fakat yemyeşil olmuş
Bir paltosu vardır.
Tek gözlüğü vardır, geceler kandilidir o.
Ya rab ne hayat!
Cepler delik az çok
Lakin ne zarar var ki delikten düşecek yok.
Bir korkusu vardır
Meyhanelerin saat-i tatili pek erken...
Bir kirli paçavrayla gezer
Mendilidir o.
Lastikleri bir başkasınındır ki yürürken
Durmaz ayağından çıkar ekser...
Serpuşu ne festir, ne külahtır, ne sarıktır
Kalpak da değildir
Bir şapka mı, haşa. O onun kendine mahsus
Bir başka şekildir.
Keşkül gibi bir şey...
Milliyetini farık olan yok, soruyorlar:
Kimdir bu alamet, bu musibet, ne kılıktır.
Ürkütmeyelim sus...
Bir kahkaha, bir av'ava kopmakta peyapey
Bazen de müheyyâ-yı tasadduk duruyorlar.
Zül farkına bir zam!
Ancak biri vardır, ona der: Şair-i Azam!

Abdulhak Hamit Tarhan

5 Mayıs 2012 Cumartesi

DADA...



Dada Şarkısı
 
I
 
Bir dadacının şarkısı 
yüreği dadayla dolu 
fazlaca yordu motoru 
yüreği dadayla dolu 
 
Asansör bir kral taşıyordu 
ağır çıtkırıldım özerk ayrıca 
kırsın mı sana sağ kolunu 
yollasın mı Roma'daki Papa'ya 
 
Artık bu yüzden işte 
Asansörcüğün yüreğinde 
dada mada hak getire 
 
Tıkınıp durun çikolata 
yıkayıp beyninizi 
dada 
dada 
su için üstüne sonra 
 
 
II
 
Bir dadacının şarkısı 
ne hüzünlü olan ne de neşeli 
seviyordu bir bayan bisikletçiyi 
o da ne hüzünlü ne neşeli 
 
ama yılbaşında kıskanç koca 
öğrendi ne dönüyorsa hepsini 
bir öfke sonucu yolladı Vatikan'a 
üç bavul içinde ikisinin cesedini 
 
Ne bizim sevdalı 
ne de bayan bisikletçi 
artık ne hüzünlü ne neşeli değildi 
Beyinler layık ağzınıza 
 
askerinizi yıkayın hamamda 
dada 
dada 
su için üstüne sonra 
 
 
III
 
Bir bisikletçinin şarkısı 
yüreğin dadası ondaki 
bir dadacıydı kısacası 
yüreğin tüm dadacıları gibi 
 
Eldivene bürünmüştü bir yılan 
güvenlik musluğunu der demez kapadı 
yılan gömleğine dönüştü eldiven 
ve kucakladı hazreti Papa'yı 
 
Asıl dokunaklı olan 
çiçekten bir karın 
ve artık yok dada falan 
 
kuş sütü bardaklarda 
ve yıkanmıştır çikolata 
dada 
dada 
gelin dana şişkebabına 
 
(Çev.: Cemal Süreya) 

 

Rio De JaNeRio