8 Temmuz 2012 Pazar



G.Saray, Melo için Juve ile anlaştı!

İtalyan basınının güçlü kalelerinden biri olan La Gazzetta dello Sport, Galatasaray'ın Felipe Melo'nun transferi için Juventus ile 8 milyon euroya anlaştığını duyurdu.

13:29 | 08 Temmuz 2012
G.Saray, Melo için Juve ile anlaştı!
Galatasaray Yönetim Kurulu Üyesi Abdürrahim Albayrak'ın "Melo transferinde sorun yok" açıklamasının ardından transferin resmi olarak ne zaman açıklanacağı ve sözleşmedetayları büyük bir merak konusu olmaya başlarken; günün iddialı haberi İtalyan La Gazzetta dello Sport'tan geldi.
Gazetede yer alan habere göre, Galatasaray Felipe Melo'nun transferi için 8 milyon euro bonservis bedeli karşılığında Juventus ile anlaşmaya vardı.
Asamoah, Isla ve Pogba gibi genç oyuncuları transfer ederek kadrosunda revizyona gitmeye çalışan Juve'nin gelecek sezon için kadrosunda düşünmediği isimlerden biri olan Felipe Melo için Galatasaray ile uzun zamandır pazarlıklara devam ettiği biliniyordu.
İtalyan basının haberine göre Juventus Galatasaray'a son olarak 8 milyon euroya 'evet' dediği belirtildi. Galatasaray'ın da bu teklifi kabul ettiği, Brezilyalı yıldız ile yıllık ücret konusunda anlaşmaya çalıştığı ve orta yol bulunduğunda transferin açıklanacağı ifade ediliyor.
Felipe Melo ile yıllık 2.9 milyon euro garanti ve maç başına da 20 bin euro ücret karşılığında el sıkışan Galatasaray'ın Brezilyalı yıldızı Avusturya kampına götürmesi bekleniyor.
Felipe Melo geçen sezon sarı-kırmızılı forma ile 36 maçta 12 gol kaydederek takımın 18. şampiyonluğunu kazanmasında büyük rol oynamıştı.
(Sporx)

5 Haziran 2012 Salı

Kaderine Terk Edilen Antik Kent


5 bin yıllık antik kent kaderine terk edildi

Hatay'ın Erzin ilçesindeki İsos Antik Kenti, sahipsiz kaldı

02 Haziran 2012 Cumartesi, 15:28:59
Hatay'ın Erzin ilçesindeki İsos Antik KentiSonra Oku
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın öncelikli kazı alanları listesine aldığı İsos'ta tarihi eserlerin üzerinde vatandaşlar hayvanlarını otlatıyor.
Milattan Önce 545 yılında önemli bir yerleşim merkezi olan İsos (Epifenia), Erzin sınırları içerisinde sahipsiz bir şekilde ayakta kalmaya çalışıyor. 5 bin yıllık geçmişi bulunan antik kentte tarihte Makedonya Kralı Büyük İskender ile Pers Kralı Darius arasında geçen İsos Savaşları yapılmış. Üzerinde bir devrin kaderini belirleyen önemli savaşların yapıldığı ve döneminin ticaret merkezi olarak görülen İsos, Bizans, Geç Hitit, Pers ve Osmanlı İmparatorluğu'na ev sahipliği yapan çok kültürlü bir kent. 5 bin yıl önceye kadar bölgenin önemli bir yerleşim yeri olan İsos Antik Kenti, işlevsiz günlerini yaşıyor. Erzin-Dörtyol karayolunda bulunan antik kent, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2012 yılı için açıklanan öncelikli kazı alanları listesinde yer alıyor. Buna rağmen İsos'ta bir yıldır kazı çalışması yapılmıyor.

Geçen yıl İl Müze Müdürü Nalan Yastı ve Erzin Kaymakamı İskender Yönden ile antik kentte incelemelerde bulunan Hatay Valisi M.Celalettin Lekesiz, "İsos'u açık hava müzesi haline getireceğiz." diyerek Antik Kentin bölgenin tanıtımında büyük rol oynayacağını vurgulamıştı.

Yeniden eski günlerine döneceği günü bekleyen İsos Antik Kenti, üzeri otlarla kaplı vaziyette çaresizce bekliyor. Çevredeki vatandaşların ineklerini otlattıkları yer haline gelen İsos'ta, 2007 yılında ortaya çıkarılan hamam kalıntıları da bugün çamur içerisinde duruyor. Kazı alanında üzeri kumla kapatılan ve bölge için büyük değeri bulunan Artemic Mozaiği'ni korumak için hiçbir güvenlik önleminin alınmıyor olması da tarihi eser kaçakçıları için bir fırsata dönüyor.

İsos Antik Kenti'nde bugün su kemerleri sağlamlığını koruyor. 1-2 kilometre uzunluğunda, yüksekliği ise yer yer 7-8 metreye ulaşan su kemerleri, Akdeniz'de bulunan Cenevizli gemicilere Amanos dağları eteklerinden su iletme projesinin ürünüydü. Bugün bir bölümü yıkılmış olan su kemerleri de ayakta kalmaya çalışıyor.

İsos'a sahip çıkılması çağrısında bulunan Çevre Koruma Derneği Başkanı Cemal Ertaç, ''İsos Antik Kent Bizans döneminin kalıntılarını barındıran bir yer. İsos'un canlandırılması için yetkilileri göreve çağırıyoruz. 5 bin yıllık bir kentin hayvanların otladığı bir yer haline gelmesi ne ile izah edilebilir? Biz tarihimize böyle mi sahip çıkıyoruz? Yetkilileri bir an evvel göreve çağırıyor ve toprak altındaki saklı tarihi gün yüzüne çıkarmaya davet ediyoruz. İsos'a ödenek bekliyoruz.'' ifadelerini kullandı.

CİHAN

10 Mayıs 2012 Perşembe

Abdülhak Hamit Tarhan-Şair-i Azam



Şairi-i Azam
Mevki Viyana
Bir darbe-i ma'kus ile düşmüş o yana
Hep tersine dönmüştür onun giydiği şeyler
Hem bid-defaat!
Onlarla yatıp kalkar imiş kendisi söyler
Vaktiyle bütün Pul'da yapılmışsa da heyhat!
Cümlesi solmuş.
Vaktiyle siyah, şimdi fakat yemyeşil olmuş
Bir paltosu vardır.
Tek gözlüğü vardır, geceler kandilidir o.
Ya rab ne hayat!
Cepler delik az çok
Lakin ne zarar var ki delikten düşecek yok.
Bir korkusu vardır
Meyhanelerin saat-i tatili pek erken...
Bir kirli paçavrayla gezer
Mendilidir o.
Lastikleri bir başkasınındır ki yürürken
Durmaz ayağından çıkar ekser...
Serpuşu ne festir, ne külahtır, ne sarıktır
Kalpak da değildir
Bir şapka mı, haşa. O onun kendine mahsus
Bir başka şekildir.
Keşkül gibi bir şey...
Milliyetini farık olan yok, soruyorlar:
Kimdir bu alamet, bu musibet, ne kılıktır.
Ürkütmeyelim sus...
Bir kahkaha, bir av'ava kopmakta peyapey
Bazen de müheyyâ-yı tasadduk duruyorlar.
Zül farkına bir zam!
Ancak biri vardır, ona der: Şair-i Azam!

Abdulhak Hamit Tarhan

5 Mayıs 2012 Cumartesi

DADA...



Dada Şarkısı
 
I
 
Bir dadacının şarkısı 
yüreği dadayla dolu 
fazlaca yordu motoru 
yüreği dadayla dolu 
 
Asansör bir kral taşıyordu 
ağır çıtkırıldım özerk ayrıca 
kırsın mı sana sağ kolunu 
yollasın mı Roma'daki Papa'ya 
 
Artık bu yüzden işte 
Asansörcüğün yüreğinde 
dada mada hak getire 
 
Tıkınıp durun çikolata 
yıkayıp beyninizi 
dada 
dada 
su için üstüne sonra 
 
 
II
 
Bir dadacının şarkısı 
ne hüzünlü olan ne de neşeli 
seviyordu bir bayan bisikletçiyi 
o da ne hüzünlü ne neşeli 
 
ama yılbaşında kıskanç koca 
öğrendi ne dönüyorsa hepsini 
bir öfke sonucu yolladı Vatikan'a 
üç bavul içinde ikisinin cesedini 
 
Ne bizim sevdalı 
ne de bayan bisikletçi 
artık ne hüzünlü ne neşeli değildi 
Beyinler layık ağzınıza 
 
askerinizi yıkayın hamamda 
dada 
dada 
su için üstüne sonra 
 
 
III
 
Bir bisikletçinin şarkısı 
yüreğin dadası ondaki 
bir dadacıydı kısacası 
yüreğin tüm dadacıları gibi 
 
Eldivene bürünmüştü bir yılan 
güvenlik musluğunu der demez kapadı 
yılan gömleğine dönüştü eldiven 
ve kucakladı hazreti Papa'yı 
 
Asıl dokunaklı olan 
çiçekten bir karın 
ve artık yok dada falan 
 
kuş sütü bardaklarda 
ve yıkanmıştır çikolata 
dada 
dada 
gelin dana şişkebabına 
 
(Çev.: Cemal Süreya)